Türkiye’de özel sektörün en örgütlü ve köklü sivil toplum kuruluşu olan Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), 1971’deki kuruluşundan bu yana yalnızca bir iş örgütü değil, aynı zamanda Türk sanayisinin modernleşme vizyonunu tartışan bir düşünce platformu oldu.

TÜSİAD’ın yarım asrı aşan tarihinde yönetim kurulu başkanlığı yapmış isimlerin özgeçmişlerine baktığınızda, lise satırında dikkat çekici bir süreklilik görülür. Lise geçmişi bilinen başkanları yan yana koyunca “mektepli hanedanlığı” anlatısının ne kadarının doğru olduğu da ortaya çıkıyor.


Kurucu Başkan: Robert’ten Tekfen’e

TÜSİAD’ın ilk yönetim kurulu başkanı, 1971’den 1979’a kadar görev yapan Tekfen’in kurucu ortağı Feyyaz Berker’di. Berker, orta öğrenimini Robert Kolej’de tamamladı; 1942’de Robert Kolej’in Mühendis Mektebi’ne girdi, 1946’da inşaat mühendisi olarak mezun oldu ve 1948’de Michigan Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptı.

Kurucu kuşağın bir diğer önemli ismi, Eczacıbaşı Topluluğu’nun kurucusu Nejat Eczacıbaşı’dır. Onun Alman disipliniyle tanınan İstanbul Erkek Lisesi’nden mezun olduğu sık sık yazılır; Vikipedi ise Robert Kolej mezunu olduğunu, ardından Heidelberg’de ve Berlin’de kimya eğitimi aldığını belirtiyor. Bu küçük karışıklık, iş dünyası efsanelerinin okul bilgisini ne kadar kolay değiştirebildiğinin iyi bir örneği. Ege sanayisinin öncülerinden Selçuk Yaşar ise İstanbul’da Kadıköy’deki Saint-Joseph Fransız Lisesi’nden mezun olmuştu.

Kurucu kuşağın okul haritası, bir derneğin değil, bir dönemin portresi gibi okunabilir. Bu harita, Türk sanayisinin erken döneminde yabancı dilde eğitim veren İstanbul okullarının ağırlığını gösteriyor.


Robert Çizgisi

TÜSİAD başkanları arasında Robert Kolej mezunları kalabalık bir grup oluşturuyor. Doğrulanabilen örnekler şöyle:

  • Feyyaz Berker (1971-1979): Robert Kolej.
  • Cem Boyner (1989-1990): Robert Kolej’de okudu, 1978’de Boğaziçi Üniversitesi İşletme bölümünü bitirdi.
  • Halis Komili (1993-1997): Robert Kolej’de okudu, 1969’da kimya mühendisi olarak mezun oldu, Manchester’da işletme yüksek lisansı yaptı.

Halis Komili’nin başkanlığı, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği sürecine denk geldi. Bu dönemde TÜSİAD heyetlerinin Avrupa başkentlerinde yürüttüğü temaslar, derneğin dış dünyaya dönük yüzünün en belirgin olduğu yıllardan biri olarak anılır.

Robert çizgisinin ortak özelliği olarak sık sık İngilizce, uluslararası iş ilişkileri ve liberal ekonomi anlayışı öne sürülür. Bunun ne kadarının okuldan, ne kadarının bu isimlerin ailelerinin ve şirketlerinin zaten dışa açık olmasından kaynaklandığını ayırmak ise zor.


Tarsus’tan İki Başkan

Robert’in yanında bir başka Amerikan okulu, Tarsus Amerikan Koleji de TÜSİAD başkanlarının okul haritasında yer alıyor.

Erkut Yücaoğlu (1999-2001), Tarsus Amerikan Koleji’nden mezun oldu; 1969’da Robert Kolej’in makine mühendisliği bölümünü bitirdi. Sonraki yıllarda TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi’nin de başkanlığını yaptı.

Ömer Sabancı (2004-2007), Tarsus Amerikan Koleji’ni bitirdikten sonra ABD’de Delaware Üniversitesi’nde okudu. Başkanlığı, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile tam üyelik müzakerelerinin başladığı döneme denk geldi.

Çukurova’nın bu köklü okulunun iki TÜSİAD başkanı çıkarması, derneğin yalnızca İstanbul okullarından beslenmediğini gösteren ilginç bir ayrıntı.


Frankofon Denge

Fransız liseleri de TÜSİAD başkanlarının okul haritasında güçlü bir yer tutuyor.

Tuncay Özilhan, İstanbul’daki Saint-Joseph Fransız Lisesi’nden mezun oldu; İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni bitirdi, ABD’de Long Island Üniversitesi’nde MBA yaptı. 2001-2004 arasında TÜSİAD’ın on birinci başkanı oldu.

Haluk Dinçer, Vikipedi’de Saint-Joseph Fransız Lisesi’nde öğrenim görenler arasında sayılıyor. Michigan Üniversitesi’nde makine mühendisliği ve MBA yapan Dinçer, 2014-2015’te TÜSİAD başkanlığını yürüttü.

Arzuhan Doğan Yalçındağ, TÜSİAD’ın ilk kadın başkanı olarak 2007’de göreve geldi. Saint Michel Fransız Lisesi’nden mezun oldu, Boğaziçi Üniversitesi’nde sosyoloji okudu.


Galatasaray ve Alman Lisesi

İki köklü İstanbul lisesi daha TÜSİAD başkanlarının özgeçmişlerinde yer alıyor.

Şahap Kocatopçu 1936’da Galatasaray Lisesi’nden mezun oldu; Belçika’da Mons Politeknik’te mühendislik, MIT’de yüksek lisans ve doktora yaptı. 1954’te katıldığı Şişecam’da genel müdürlüğe yükseldi; 1960-1961’de Sanayi Bakanı, 1980-1981’de Sanayi ve Ticaret Bakanı oldu; 1985-1986’da TÜSİAD başkanlığı yaptı.

Sütaş’ın Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz da Galatasaray Lisesi mezunu. Ocak 2013’te TÜSİAD başkanı seçildi, Haziran 2014’te istifa etti; Vikipedi’ye göre derneğin kuruluşundan bu yana görevdeyken istifa eden ilk başkan oldu.

Bülent Eczacıbaşı ise 1968’de İstanbul Alman Lisesi’nden mezun oldu; Londra’da Imperial College’da kimya okudu, MIT’de kimya mühendisliği yüksek lisansı yaptı. Babası Nejat Eczacıbaşı Robert’ten, kendisi Alman Lisesi’nden: Bir ailenin iki kuşağı, iki farklı yabancı dil geleneğinden geçti.


Listenin Kenarındakiler

Her başkan bu kalıba uymuyor. 2010-2013’te başkanlık yapan Ümit Boyner, İngiliz Kız Ortaokulu’nu, yani bugünkü Beyoğlu Anadolu Lisesi’ni bitirdikten sonra liseyi ABD’de okudu ve 1985’te Rochester Üniversitesi’nden ekonomist olarak mezun oldu.

Bazı başkanların lise geçmişleri ise kamuya açık kaynaklarda yer almıyor ya da kaynaklar arasında çelişiyor. Bu yüzden “TÜSİAD başkanlarının yüzde şu kadarı şu okuldan” gibi kesin bir tablo çizmek mümkün değil.


Okul Bayramları, Dernek Salonları

TÜSİAD başkanlarının okulları, kendi mezun gelenekleriyle de tanınır. Galatasaray mezunları 1934’ten beri süren pilav günlerinde buluşur. Kadıköy’deki Saint-Joseph’in mezunları her haziran, 1913-1940 arasında öğrencilere ikram edilen küçük ekmekten adını alan Petit-Pain gününde okula döner. Robert Kolej’in mezun buluşmaları ise Arnavutköy’deki kampüsün tarihi binaları arasında yapılır.

Bu buluşmalarda iş dünyasının tanınmış isimleri, okulun eski öğrencileri olarak sıradan bir kalabalığın içinde yer alır. Bir dernek başkanı, okul bahçesinde eski bir sınıf arkadaşıyla pilav kuyruğunda bekler. Mezunlar bu sahneyi anlatmayı sever; çünkü unvanların okul bahçesinde geçerli olmadığını göstermenin en kolay yoludur.


Hanedan mı, Havuz mu?

Doğrulanabilen örneklerin gösterdiği tablo şu: TÜSİAD başkanlarının büyük bir kısmı Robert Kolej, Tarsus Amerikan Koleji, Saint-Joseph, Saint Michel, Galatasaray ve Alman Lisesi gibi yabancı dilde eğitim veren okullardan çıkmış.

Bunu bir “mektepli hanedanlığı” olarak okumak cazip. Ama daha basit bir açıklama da var: Türkiye’nin büyük sanayi ailelerinin çocukları, uzun süre bu okullara gönderildi. TÜSİAD başkanları da büyük ölçüde bu ailelerden çıktı. Okul burada sermayenin nedeni değil, çoğu zaman onun bir yansıması.


Kapanış

Bir TÜSİAD genel kurulunda kahve arası. İki eski başkan aynı masada.

Biri Robertli, öbürü Saint-Josephli. Konu bir süre ekonomiden açılır, sonra kaçınılmaz olarak liseye döner.

“Sizin okulun pilavı daha iyiydi,” der Robertli.

Saint-Josephli gülümser: “Bizim okulda pilav yok. Petit-Pain var.”