İstanbul’un tarihi merkezinde, Aksaray Meydanı’nın yoğun trafiği ve kentsel karmaşasının ortasında taş kemerler şehre bir sükûnet yayar: Pertevniyal Valide Sultan Camii ve hemen yanında Pertevniyal Lisesi.
Sultan II. Mahmud’un eşi ve Sultan Abdülaziz’in annesi Pertevniyal Valide Sultan, 6 Nisan 1872’de kapılarını açan bu mektebi yalnızca bir okul olarak yaptırmadı. Burası, kendi adını taşıyan caminin yanında, eşinin hatırasını yaşatmak için kurulmuş bir vakıf eseriydi.
Mahmudiye Mektebi (1872)
Okulun ilk adı, II. Mahmud’un hatırasına izafeten Mahmudiye Mektebi idi. Valide Sultan, Aksaray’daki camisinin yanına iki katlı, sekiz odalı kâgir bir mektep yaptırdı. İnşaat iki yıl sürdü ve 3.530 altına mal oldu. Zemin kat sıbyan mektebi, üst kat rüştiye olarak kullanıldı.
Pertevniyal Valide Sultan 1883’te öldüğünde, mektebin ihtiyaçları için vakıf gelirleri bıraktı. Bu vakıf, okulun hayatında yarım asırdan uzun süre belirleyici olacaktı: 1911 felaketinden sonra yeni binayı ayağa kaldıran da yine o gelirlerdi.
Aksaray ve Fatih’in dar gelirli ailelerinin çocukları için Mahmudiye Mektebi, mahallenin ortasında bir ilim kapısıydı. Bir padişah annesinin vakfı ile bir esnaf mahallesinin çocukları, yüz elli yıllık bir hikâyenin iki ucunu oluşturur.
1911 Aksaray Yangını
1911’de Aksaray’ı yakıp kül eden büyük yangın, binlerce ahşap evle birlikte mektebin ilk binasını da tamamen yok etti. Okul eğitime ara vermedi: Mahmudiye Rüştiyesi adıyla Sinekli Bakkal Sokağı’ndaki bir konakta dersler sürdü.
Halide Edib’in ünlü romanına adını veren bu mahallede, kiralık bir konağın odalarında ders gören kuşaklar Balkan Savaşları’nı, Birinci Dünya Savaşı’nı ve Kurtuluş yıllarını yaşadı. Aksaray’ın yanık arsaları arasında okula yürüyen çocukların hikâyesi, okulun kuruluş efsanesinin ikinci perdesidir.
1930: Taş Bina ve Pertevniyal Lisesi Adı
Cumhuriyet’in ilk yıllarında vakıf gelirleriyle yeni bir bina yaptırıldı. Mimar Sırrı Arif’in (Bilen) tasarladığı betonarme bina aslında ilkokul olarak inşa edilmişti. Ama çevre halkı lise istiyordu; bu istek üzerine bina liseye dönüştürüldü ve okul 15 Ekim 1930’da Pertevniyal Lisesi adıyla tam devreli lise eğitimine başladı.
Bir mahallenin “bize lise lazım” diyerek kendi okulunun kaderini değiştirmesi, Pertevniyal hikâyesinin en sevimli ayrıntılarından biridir. Aksaray Meydanı’na bakan yüksek pencereleri ve geniş koridorlarıyla bina, genç Cumhuriyet’in Tarihi Yarımada’daki eğitim simgelerinden biri oldu.
1986’da okul geçici olarak Çapa’ya taşındı, 1992’de Aksaray’daki binasına geri döndü. Bir kuşak Pertevniyalli, okulunu Aksaray’da değil Çapa’da okudu. O altı yılın mezunları, okulun hikâyesini anlatırken hep bir parantez açmak zorunda kalır: “Biz Çapa dönemindeniz.”
Pertevniyal ve Vefa
Tarihi Yarımada’nın iki köklü okulu Pertevniyal ile Vefa Lisesi arasındaki ilişki, İstanbul eğitim tarihinin en tatlı komşuluklarından biridir. İkisi de 1872’de kuruldu, ikisi de Aksaray ile Vefa arasındaki kısa mesafede birbirine komşu oldu. Biri bir Valide Sultan’ın vakfından, diğeri Mekteb-i Mülkiye’nin idadi sınıflarından doğdu.
Liselerarası yarışmalarda ve maçlarda karşılaştıklarında suriçi ikiye bölünür, maç bitince öğrenciler Şehzadebaşı’nda aynı çay ocağında buluşurdu. Bu rekabet, kavgadan çok bir komşuluk ritüelidir. Vefalılar boza günlerini, Pertevniyalliler Valide Sultan’ı anlatır; iki tarafın da sonunda vardığı yer aynıdır: Suriçi’nin en eski iki lisesi biziz.
Fikret’ten Boysan’a
Pertevniyal’in mezun listesi, Türk kültür hayatının bir kesitine benzer. Şair Tevfik Fikret okulun mezunları arasında anılır. Romancı Hüseyin Rahmi Gürpınar, yazar Cemil Meriç, eleştirmen Doğan Hızlan ve mimar-yazar Aydın Boysan da bu sıralardan geçti.
Ekranın ve sahnenin isimleri de az değil: Gazeteci ve sunucu Halit Kıvanç, oyuncular Metin Akpınar ve Ali Poyrazoğlu, yönetmen Metin Erksan. Aksaray’ın kalabalığından çıkıp Türk sinemasına, edebiyatına ve gazeteciliğine yön veren bu isimler, okulun “sokağın içindeki lise” kimliğinin canlı kanıtıdır.
Liste burada bitmiyor. Siyasette Hüsamettin Özkan, Yaşar Okuyan ve Masum Türker; yargıda Anayasa Mahkemesi üyeliği yapmış hukukçu Nuri Necipoğlu; bilimde jeolog Şener Üşümezsoy ve meteorolog Ali Esin. Müzikte ise yelpaze daha da geniş: Bestekâr Bekir Sıdkı Sezgin, şarkıcı Neco ve Pentagram’ın gitaristi Hakan Utangaç aynı okulun mezunları arasında sayılıyor.
Türk sanat müziğinden ağır metale uzanan bu yelpaze, Pertevniyal’in tek bir tipte öğrenci yetiştirmediğinin en eğlenceli kanıtıdır. Bir mezun buluşmasında aynı masaya bir bakan, bir jeolog ve bir metal gitaristi oturabilir; ortak noktaları Aksaray’daki o taş binadır.
Okulun 1972’de müzik öğretmeni Merzuka Tünaydın’ın yazdığı bir marşı da vardır. Kuşaklar boyunca tören sabahlarında söylenen bu marş, okulun yarım asırlık resmî sesidir.
Aksaray Meydanı ile Yaşayan Bir Lise
İstanbul’un birçok köklü lisesi Boğaz tepelerinde ya da korunaklı bahçelerde dış dünyadan yalıtılmışken, Pertevniyal daima sokağın ve çarşının ortasında yaşadı.
Aksaray’ın yüzü yıllar içinde çok değişti: Meydan genişledi, yollar katlı kavşaklara döndü, eski ahşap evlerin yerini işhanları ve oteller aldı. Pertevniyal ise yerinden kıpırdamadı. Her yeni kuşak, bir öncekinden farklı bir Aksaray’da okudu; ama hepsi aynı kapıdan girdi.
Teneffüs zili çaldığında avluya çıkan öğrenciler tramvay sesini, Aksaray esnafının telaşını, Valide Camii’nden yükselen ezanı ve Eminönü’ne doğru akan kalabalığı dinlerdi. Teneffüste fırından alınan sıcak simitler, sahaf dükkânlarında karıştırılan eski ansiklopediler ve semt kahvelerinde oynanan satranç maçları, Pertevniyallilere bir şehir terbiyesi kazandırdı.
Anadolu Lisesi Dönemi
Okul önce süper lise, 1998’de Anadolu lisesi oldu. 2021-2022 öğretim yılında İngilizce hazırlık sınıfıyla eğitime başladı. 2023 depremlerinin ardından yapılan incelemelerde bazı binalar güçlendirme kapsamına alındı; çalışmalar 2024-2025 öğretim yılında tamamlanınca öğrenciler tarihi binalara döndü. Karma eğitim veren okulda 2024 başında 31 derslik ve 53 öğretmen vardı.
Okulla aynı adı taşıyan Pertevniyal Spor Kulübü ise 17 Kasım 1960’ta kuruldu ve okulun adını spor sahalarına da taşıdı.
Pertevniyal’in Yazısız Kuralları
- Vakıf emanetine hürmet: Okul bir Valide Sultan’ın vakfından doğdu; sıraya, kitaba, duvara zarar vermek vefasızlıktır.
- Sokağın vicdanı: Pertevniyalli fildişi kuleye kapanmaz; Aksaray’ın kalabalığı onun da kalabalığıdır.
- Kitap tutkusu: Hüseyin Rahmi’nin, Cemil Meriç’in, Doğan Hızlan’ın okulunda kitap okumamak ayıptır.
- Vefa komşuluğu: Vefalılarla rekabet edilir, ama çay birlikte içilir.
Kapanış
Bugün Aksaray Meydanı’ndan geçerken Pertevniyal’in kapısına bakan yolcular genellikle bir okul değil, trafik görür. Kornalar, tramvay, seyyar satıcılar.
Ama kapının içinde 1872’de bir Valide Sultan’ın eşi adına yaptırdığı mektebin, 1911’de yanıp Sinekli Bakkal’da bir konakta yaşamaya devam eden okulun ve 1930’da mahallenin “lise istiyoruz” diye ısrar ettiği binanın hikâyesi durur.
Pertevniyal’i kuran bir Valide Sultan’dı. Liseye çeviren ise Aksaray’dı.



