İstanbul’un Anadolu yakasında, Moda Burnu’nun rüzgârlı sırtlarında, çam ağaçlarının arasına gizlenmiş otuz dönümlük yeşil bir vaha uzanır: Kadıköy Anadolu Lisesi, herkesin bildiği adıyla Kadıköy Maarif.

Avrupa yakasının saraylardan, kışlalardan ya da misyoner binalarından devşirilmiş köklü okullarına karşılık Kadıköy Maarif, Cumhuriyet’in yetiştirdiği sivil, şehirli ve biraz da bohem aydın tipinin simgesidir. Kalamış’a bakan korusu, Moda İskelesi’ne inen yokuşları ve göğsündeki martı armasıyla İstanbul’un en kendine özgü okullarından biridir. Öğrencileri ve mezunları kendilerine tek kelimeyle hitap eder: Martı.


1955: Kapusen Manastırında Dört Sınıf

1950’lerde yabancı dille eğitim veren nitelikli okullar büyük ölçüde Robert Kolej, Alman Lisesi ya da Galatasaray Lisesi gibi köklü kurumlardı. Devlet, yabancı dilde eğitimi kendi okullarına taşımak için Maarif Kolejleri’ni açtı; Kadıköy Maarif Koleji İstanbul’daki tek maarif koleji oldu.

Okul 1955’te, Kapusen tarikatına ait, restore edilmiş ahşap bir manastır binasında dört hazırlık sınıfıyla eğitime başladı. Erkek yatılı okulu olarak kuruldu; ilk mezunlarını 1961-1962 öğretim yılında verdi. 1964-1965’ten itibaren kız ve gündüzlü öğrenciler de kabul edildi.

Yabancı öğretmenlerin istihdamı, okulun vakfı aracılığıyla yapıldı; zamanla yabancı kökenli öğretmenlerin yanında İngiltere ya da Amerika’da yetişmiş Türk öğretmenler de kadroya katıldı. Bir devlet okulunun, özel kolejlerle yarışacak bir İngilizce eğitim vermesi, Kadıköy Maarif’in kuruluş iddiasıydı.


İlk Gün

Eylülün ilk sabahı, Moda’nın dar sokaklarında anne babalarının elinden tutmuş hazırlık öğrencileri okul kapısına doğru yürür. Kimi Kadıköy’ün iki sokak ötesinden gelmiştir, kimi Anadolu’nun bir şehrinden, valiziyle pansiyona yerleşmeye.

Kapıdan girer girmez ilk gördükleri şey denizdir: Çamların arasından Kalamış Koyu, ötesinde Fenerbahçe. İkinci gördükleri şey göğüslerine takılacak olan martıdır. Üst sınıflar bahçede toplanıp yeni gelenleri merakla süzer; bir yıl önce aynı yerde onlar durmuştu.

O gün kimse İngilizce konuşmaz. Ertesi gün herkes konuşmak zorundadır.


“Speak English!”

1960’larda ve 1970’lerde Kadıköy Maarif koridorlarında en sık duyulan cümle, eski mezunların anlattığına göre, öğretmenlerin uyarısıydı: “Speak English!”

Hazırlık sınıfına giren öğrenci yoğun bir dil programına başlardı. Gramer kadar tiyatro oyunları, münazaralar, kompozisyonlar ve İngiliz edebiyatı klasikleri de programın parçasıydı. Hazırlığı bitiren bir öğrencinin İngilizce rüya görmeye başlaması, mezunların en sevdiği şakadır.

Bugün de eğitim bir yıl İngilizce hazırlık ve dört yıl lise olarak sürüyor; 2002-2003’ten beri sistem bu. Eğitim dili İngilizce ve Türkçe, Almanca ise ikinci yabancı dil.


Martı Armasının Doğuşu

Kadıköy Maarif’i diğer liselerden ayıran en özgün simge, göğsündeki martıdır. Bu arma bir grafik ajansının ya da bir bakanlık komisyonunun ürünü değildir; okulun ilk öğrencilerinin elinden çıkmıştır.

1955’te arma, Uğur Ergun ve Şeref Günday tarafından tasarlandı. Martının seçilmesinin sebebi son derece basitti: Günday bu kuşu seviyordu.

Yıllar sonra Richard Bach’ın Martı Jonathan Livingston’ı bütün dünyada okunduğunda, Kadıköy Maarifliler kitabı kendi gayriresmî manifestoları ilan etti. Ekmek kırıntısı için kavga eden sürüye değil, daha yükseğe uçmak için rüzgârı yaran yalnız martıya öykünmek: Okulun diline “martı ruhu” olarak yerleşen şey buydu. Arma kitaptan on yıldan fazla önce çizilmişti; ama Martılar bu tesadüfü hiçbir zaman tesadüf saymadı.


Kalamış’a Karşı Büyümek

Kadıköy Maarif’in pansiyonu, farklı şehirlerden sınavla gelen çocukların ikinci eviydi. 1968’de pansiyon binası açıldı; bugün de kampüste kız ve erkek öğrenciler için pansiyon var.

Yatılılar gündüz Moda’nın havasını solur, gece yatakhane pencerelerinden Kalamış’taki teknelerin ışıklarını ve Fenerbahçe Feneri’nin dönüşünü izlerdi. Etütten sonra demlenen çaylar, gitar tıngırtıları ve sabaha kadar süren edebiyat tartışmaları, mezunların anlattığı yatakhane hikâyelerinin değişmez sahneleridir.


Moda İskelesi Kaçışları

Kadıköy Maarif’in kaçış mitolojisi, Moda’nın kıyı coğrafyasıyla şekillendi. Mezunların hikâyelerinde boş bir dersin ya da etüt arasının en güzel kullanımı, yokuştan aşağı inip Moda İskelesi’nin taş basamaklarında denize ayak sarkıtmaktır.

Vapurlara el sallamak, sahildeki çay bahçesinde ince belli bardakla çay içmek, sahaflarda ve plakçılarda vakit geçirmek: Moda’nın sokakları Martıların ikinci sınıfıydı. Okulun en çok anlatılan efsanesi de buradan doğar: Kaçan öğrenci her zaman yakalanır, çünkü öğretmen de aynı çay bahçesindedir.


Talaş Günü ve Kristal Martı

Kadıköy Maarif mezunlarının buluşmasının simgesi, menüsüyle ünlüdür: talaş böreği. Mezunlar her yıl haziranda düzenlenen Talaş Günü’nde okulun çamlığında buluşur; uzun masalarda börekler, anılar ve devre fotoğrafları paylaşılır.

Mezunlar Derneği KALİD’in verdiği Kristal Martı ödülü, başarılı olan ya da okula destek veren mezunlara takdim edilir. 1985’te kurulan eğitim vakfı KALEV ile dernek, birlikte burs da veriyor. Usta oyuncu Altan Erkekli de Martılar arasındadır.


Spor ve Müzik

Okulun 1977’de hizmete giren kapalı spor salonunda 650 kişilik bir tribün var. Liselerarası maçlar, mezunların anlattığına göre, bu tribünde bir karnavala dönüşürdü; maç bittiğinde ise kazanan da kaybeden de Moda Caddesi’nde dondurma kuyruğunda buluşurdu.

Müzik de Martı kimliğinin önemli bir parçasıdır. Okulun müzik kulüpleri ve stüdyolarında yapılan provalar, Kadıköy’ün rock ve plak kültürüyle aynı havayı solur. Koridorlarda yankılanan elektro gitar sesleri, Kadıköy Maarif’te ders dışı bir hobi değil, okulun ses kimliğidir.


Depremle Gelen Kırılma

Kapusen manastırının ahşap binası, depreme dayanıklılık kaygısıyla 1974’te yıkıldı; yerine 1976’da yeni ana bina yapıldı. 1975’te Maarif Kolejleri’nin adı değişince okul Kadıköy Anadolu Lisesi adını aldı; ama kimse ona bu adla seslenmedi.

Tarih kendini tekrarladı: Deprem riski nedeniyle okul 2021 sonunda boşaltıldı, bir süre geçici binalarda eğitim verdi ve 2023-2024 öğretim yılından itibaren eski kampüste yapılan yeni binalarına döndü. Kampüste ayrıca kütüphane ve konferans salonunu barındıran Maarif Kültür Merkezi bulunuyor.


Maarif’in Yazısız Kuralları

  1. Martıya sadakat: Armanın temsil ettiği bağımsız ve sorgulayıcı ruhtan taviz verilmez.
  2. Hoşgörü: Kadıköy Maarif’te hiçbir müzik zevki, dünya görüşü ya da yaşam tarzı dışlanmaz.
  3. Moda’ya saygı: Semt ile okul birdir; Moda’nın esnafına ve sokaklarına zarar veren camiaya zarar vermiş olur.
  4. Kalıplara sığmama: Bir Martı, sürüden farklı uçmaktan korkmaz.

Kapanış

Bugün Moda Burnu’nda gün batarken iskelenin üzerinden havalanan bir martıyı izlediğinizde, Kadıköy Maarif’in yetmiş yıllık felsefesini tek karede görürsünüz.

Okul binaları iki kez yıkıldı, iki kez yeniden yapıldı. Adı resmen değişti, kimse yeni adı kullanmadı.

Arma ise hiç değişmedi. Çünkü Şeref Günday martıları seviyordu.