Moda Burnu’nda, Marmara’dan esen serin rüzgârla yaprakların hışırdadığı ılık bir mayıs akşamı. Saat 19.15’te Kadıköy Anadolu Lisesi mezunlarının denize bakan terasında, beyaz örtülü bir masanın etrafında üç kuşak toplanmıştır.
Masanın başında, lacivert kruvaze ceketinin yakasında pirinç bir martı rozeti parlayan 1974 mezunu emekli büyükelçi Teoman Bey oturur. Karşısında İzmir’den gelmiş, her cümlesine “Bizim Bornova’da…” diye başlayan 1988 Bornova Anadolu Lisesi mezunu sanayici Haluk Bey. Yanlarında ise dizüstü bilgisayarından kod değişikliklerini takip eden 2008 mezunu yazılım mimarı Zeynep. Meze tabaklarının arasında 1970’lerin İngilizce hazırlık fasikülleri ve üzerinde “English Preparatory School” damgası olan siyah-beyaz bir voleybol takımı fotoğrafı.
Teoman Bey kadehini hafifçe masaya vurur: — “Bak Zeynep kızım, siz şimdi her köşede ‘Anadolu Lisesi’ tabelası görüyorsunuz. Bizim zamanımızda altı tane Maarif vardı. Sınıfta Türkçe tek kelime kaçırınca kumbaraya ceza atardık. Maarifli olmak, devlete tek kuruş ödemeden İngilizce okuyup bu memlekete borcunu ödemek demekti.”
Haluk Bey gülümseyerek kadehini kaldırır: — “Aman Teoman Ağabey, Moda’nın martısı varsa Bornova’nın da korusu var. O koruda yatılı kalmayan Maarif ruhunu anlayamaz.”
Bu iki cümlenin arasında, 1955’te başlayan “Maarif Kolejleri” hikâyesi yatar.
1955: Altı Şehrin Dil Kaleleri
1950’lerin ortasında nitelikli yabancı dil eğitimi büyük ölçüde Robert College, Alman Lisesi ya da Saint-Joseph gibi yabancı okulların elindeydi; kontenjanları dar, ücretleri dar gelirli aileler için ulaşılmazdı.
Yabancı dil bilen eleman ihtiyacını karşılamak için Maarif Vekâleti cesur bir adım attı: devlet eliyle, parasız, İngilizce eğitim veren kolejler. 1955-1956 öğretim yılında altı şehirde Maarif Kolejleri açıldı:
- Kadıköy Maarif Koleji (bugünkü Kadıköy Anadolu Lisesi),
- İzmir Koleji (bugünkü Bornova Anadolu Lisesi),
- Eskişehir Koleji (bugünkü Eskişehir Anadolu Lisesi),
- Diyarbakır,
- Konya,
- Samsun.
Sistem radikaldi: ilkokulun ardından yapılan seçici bir sınavla öğrenci alınıyor, bir yıl yoğun İngilizce hazırlık veriliyor, ardından fen ve matematik dahil derslerin çoğu İngilizce okutuluyordu. Bornova’da bu düzen kuruluştan itibaren yaklaşık elli yıl sürdü; eğitim hazırlıkla birlikte yedi yıldı.
Teoman Bey o yılların hazırlık disiplinini anlatırken hâlâ gülümser:
“Sınıfa adım attığınız anda Türkçe yasaktı. ‘Excuse me sir, may I go out?’ yerine ‘Hocam tuvalete gidebilir miyim?’ diyen, tahtanın yanındaki tenekeye kuruş atardı. Cuma akşamı o parayla sınıfa İngilizce hikâye kitapları alınırdı. Biz dünyayı o tenekeden tanıdık.”
Martılar, Korular ve Ayran: Mekânın Mitolojisi
Maarif okullarını sıradan lise binalarından ayıran şey, her birinin kendi mekân mitolojisini üretmesiydi.
Kadıköy Maarif, Moda’da Kapusen tarikatına ait restore edilmiş ahşap bir manastır binasında dört hazırlık sınıfıyla başladı. Kalamış’a ve Moda’ya bakan yerleşke, martıları okulun gayriresmi amblemi yaptı; öğrencileri ve mezunları bugün de “Martı” diye anılır. Her bahar kampüste düzenlenen festival, binlerce gencin çimlere yayıldığı bir özgürlük vahasıdır.
İzmir’de Bornova Anadolu Lisesi bambaşka bir cumhuriyet kurdu. Yerleşke, Levanten Edmond Giraud’nun 1953’te okul yapılması koşuluyla sembolik bir bedelle devrettiği tarihi köşkü, korusu ve güvercinliğiyle birlikte 220 dönümlük eski bir çiftlikti. Okul 1953’te otuz sekiz yatılı öğrenciyle başladı, 1955’te İzmir Koleji olarak ilk altı Maarif’e katıldı. BAL’lıların yıl sonu şenliğinin adı bile kendine hastır: Ayran Günü.
Eskişehir Anadolu Lisesi ise 1955’te altmış yedi öğrencilik dört hazırlık sınıfıyla, aslen kız enstitüsü olarak yapılmış bir binada yatılı okul olarak açıldı. Bugün okulun lojmanının bir köşesinde, yaklaşık dört yüz dilde iki bin kitaplık bir Küçük Prens müzesi var; bozkırın ortasında bir başka vaha.
Maarif geleneği sonraki yıllarda başka şehirlere de yayıldı. Bursa Anadolu Lisesi 1970’te Maarif Koleji adıyla kuruldu; kendi binası olmadığı için ilk yıllarda öğrencileri kız ve erkek liselerine dağıtılarak okudu. İstanbul’da Beşiktaş Anadolu Lisesi ise Çırağan Sarayı’nın 1871’de yapılmış eski harem binasında, pencerelerinden Boğaz vapurlarının göründüğü sınıflarda okuyor.
1975: İsim Değişikliği ve Tabela Enflasyonu
1975’te Maarif Kolejlerinin adı “Anadolu Lisesi” olarak değiştirildi. Kadıköy Maarif, Kadıköy Anadolu Lisesi oldu; İzmir Koleji önce İzmir Anadolu Lisesi, 1976-1977’de Bornova Anadolu Lisesi adını aldı.
Sonraki çeyrek asırda “Anadolu Lisesi” adı yüksek kalitenin ve seçkin bir sınavın markası olarak kaldı. 2000’li yıllarda ise genel liselerin büyük bölümü Anadolu lisesine dönüştürüldü; ad çoğaldı, ayırt edici gücü azaldı. Pek çok okulda hazırlık sınıfları kaldırıldı, fen derslerinin İngilizce okutulması sona erdi.
Bu tabela enflasyonunda orijinal Maarif mezunları unvanlarına sahip çıktı: — “Biz tabela Anadolu Lisesi değiliz; biz Maarif’iz.”
Mezun dernekleri ve vakıflar, müfredat değişikliklerine rağmen münazara ve Model Birleşmiş Milletler kulüplerini, değişim programlarını kendi imkânlarıyla yaşattı. Hazırlık sınıfları da zamanla geri döndü: Kadıköy’de 2002-2003’ten beri bir yıl İngilizce hazırlık var, Bornova 2022’de hazırlıklı beş yıllık eğitime geçti.
Proje Okul Dönemeci
Tarihi Anadolu liselerinin “proje okulu” statüsüne alınması ve öğretmen görevlendirmelerinin değişmesi, mezunlar ve veliler arasında büyük tartışma yarattı. Mezun dernekleri okul kapılarında açıklamalar yaptı, veliler dilekçeler yazdı.
Bu kriz, Maarif ekolünün bir binadan ya da müfredattan ibaret olmadığını bir kez daha gösterdi. Başka okullara geçen kıdemli hocalar, eski öğrencilerinin düğünlerinde hâlâ en ön masada oturur.
Yazılı Olmayan Maarif Kuralları
Bir Maarif mezunu dünyanın neresinde olursa olsun diğerlerini saniyeler içinde teşhis eder. Kuşaktan kuşağa aktarılan kurallar vardır:
- Aksan imtihanı: Maarifli gramer hatası yapabilir ama hazırlıkta kazanılan o ritmi kaybetmez. Bir toplantıda “Consequently” deyişinden karşınızdakinin nereden mezun olduğunu anlarsınız.
- Merdiven hiyerarşisi: Kadıköy’de manzaraya bakan basamaklar, Bornova’da köşkün merdivenleri son sınıfların egemenlik alanıdır; alt sınıflar ancak davet edilince oturur.
- Rozet dokunulmazlığı: Londra’da bir metro vagonunda yakasında martı ya da Bornova rozeti olan birini görürseniz yanına gidip “Kaç mezunusun?” diye sormak zorundasınızdır. Kahvenin hesabını kıdemli öder.
- Müdürler gelir geçer, mektep kalır.
Kapanış: Moda’da Gece Yarısı
Gece yarısına doğru rüzgâr serinler. Hesap ödenmiş, yıllıkların sayfaları kapanmıştır. Zeynep bilgisayarını çantasına koyarken Teoman Bey’e döner: — “Ağabey, geçen gün bir yönetici bana ‘Devlet okulunda yabancı dil mi öğrenilir artık?’ dedi. Geçen ay San Francisco’da yaptığım sunumun kaydını açtım, izletmeye başladım. Üçüncü dakikada telefonuna baktı.”
Teoman Bey güler, yakasındaki martıyı düzeltir: — “Normal kızım. Biz de hazırlıkta üçüncü dakikada tenekeye para atardık. Sen ona ceza kutusunu anlat. Cuma akşamı ondan alacağımız parayla da bir kitap alırız.”



