Son on yılda özel okul dünyasındaki en sessiz ihtilalin adı üç harften oluşur: IB, yani Uluslararası Bakalorya.
Cenevre’de kurulmuş bu bağımsız vakfın diploması, bir zamanlar birkaç seçkin okulun ayrıcalığıydı. Koç Okulu 1994’ten beri IB Diploma Programı sunuyor; Vefa Lisesi 2019’da bu listeye giren devlet okullarından biri oldu. Enka Okulları IB’nin ilk ve orta yıllar programlarını uygularken lisede AP’yi seçti. Üsküdar Amerikan Lisesi ya da TED Ankara Koleji gibi okulların kayıt ofislerinde de konuşma eninde sonunda aynı yere varır. Veliler artık olimpik havuzu ya da akıllı tahtayı sormuyor; müdürün gözünün içine bakıp aynı soruyu fısıldıyor: “Geçen seneki IB ortalamanız kaçtı?”
Peki MEB müfredatının ağırlığı altında zaten nefes nefese kalan öğrenciler ve okul taksitleri için küçük bir serveti gözden çıkaran veliler, neden dünyanın en uykusuz lise programlarından birinin peşinden koşuyor?
Pazar Gecesi, Saat 02.40: Extended Essay Krizi
Kasımın son pazar gecesi, saat 02.40. Göktürk sırtlarında üç katlı bir villanın çatı katındaki çalışma odasında hayat durmuştur.
Masada üç fincan soğumuş filtre kahve, yarısı yenmiş bitter çikolatalar, fosforlu kalemle çizilmiş yüzlerce sayfalık makale çıktısı ve ekranda bir Word belgesi: “Extended Essay - Final Draft”. Kelime sayacı acımasızca yanıp söner: 3.842 / 4.000.
On yedi yaşındaki Selin elleri saçlarının arasında ağlamak üzeredir. Sabah 08.30’da koordinatöre teslim edeceği tezde intihal programı yüzde 14 benzerlik göstermiştir; kaynakçada eksik bir dipnot bile ona dünyanın sonu gibi görünür.
Alt kattaki mutfakta anne ve baba fısıltıyla tartışır. Anne, bir ilaç şirketinin yöneticisi, papatya çayını karıştırırken isyan eder: — “Murat, bu çocuğun yüzü kireç gibi oldu. İki aydır doğru dürüst uyumuyor. Bir yanda ileri düzey fizik ödevi, bir yanda Bilgi Kuramı makalesi, üstüne CAS için fidan dikmeye koşturuyor. Biz bu parayı çocuk üniversiteye hazırlansın diye mi verdik, yoksa Cenevre’deki bürokratların kobayı olsun diye mi?”
Baba iPad’inde Londra’daki bir üniversitenin kabul şartlarını gösterir: — “Sakin ol Defne. Bu diplomadan 39 alamazsa İngiltere’deki şartlı kabulü yanar. Yoksa YKS’ye sokup milyonlarca çocukla deneme cehenneminde mi yarıştıracaktık? İki ay sonra rahatlayacak.”
IB Okulu Olmanın Bedeli
Bir okulun kapısına “IB World School” amblemini asması sanıldığı kadar kolay değildir.
- Başvuru ve yetkilendirme: IB’nin gönderdiği değerlendiriciler okulu inceler; kütüphaneden laboratuvar güvenliğine, öğretmen planlamasından kaynaklara kadar uzun bir liste kontrol edilir.
- Öğretmen eğitimi: Öğretmenler yurt dışındaki ya da çevrim içi IB çalıştaylarına gönderilir; sertifikasyonların maliyeti azımsanacak gibi değildir.
- Yıllık ücretler: Okul her yıl IB’ye program ücreti, öğrenci başına da sınav kayıt ücreti öder.
Okullar bu maliyete neden katlanır? Cevap basittir: prestij ve fiyatlama gücü. Veliye satılan şey bir ders programından çok, “dünya vatandaşı” bir çocuk vaadidir. Okulun sitesinde yayımlanacak “IB sınıfımızın ortalaması: 38” manşeti, bir sonraki anaokulu kayıt sırasını bile peşinen doldurur.
Çekirdek: TOK, CAS ve Extended Essay
IB Diploma Programı, 11. ve 12. sınıflarda iki yıllık bir akademik mengenedir. Öğrenci altı ders seçer; genellikle üçü ileri düzey (HL), üçü standart düzeydir (SL).
Asıl kâbus ise programın “çekirdeğidir”:
- Extended Essay: 4.000 kelimelik bağımsız bir araştırma tezi. On yedi yaşındaki çocuk “Antik Yunan trajedilerinde kader motifi” ya da “Grafen tabakalarında elektrik direnci” gibi konuları bilimsel bir yöntemle yazar.
- Theory of Knowledge (TOK): Beyni yakan ders. “Bildiğimiz şeylerin doğru olduğunu nereden biliyoruz?”, “Matematik keşif midir, icat mı?” gibi sorular etrafında 1.600 kelimelik denemeler yazılır.
- CAS (Yaratıcılık, Etkinlik, Hizmet): Programın en trajikomik cephesi. Öğrenci on sekiz ay boyunca sanat, spor ve hizmet etkinliklerini belgelemek ve üzerine düşünce yazıları yazmak zorundadır.
Burada veli yaratıcılığı devreye girer. Sınav stresinden başını kaldıramayan çocuk, hafta sonları barınak temizlemeye ya da huzurevinde piyano çalmaya koşturulur.
Levent’te bir şirket yöneticisi velinin koordinatörle yaptığı pazarlık, absürtlüğün zirvesidir: — “Hocam bizim çocuk CAS’ı yetiştiremedi. Benim fabrikadaki işçilere pazar günü çevre semineri verse sayar mısınız? Fotoğrafları ben çektiririm.”
Koordinatör gözlüğünü çıkarır: — “Sayarız Murat Bey. Seminerden sonra işçilerin çocuk hakkında yazdığı yansıtma yazısını da okumak isterim.”
“Predicted Grade” Borsası
Nisanda IB okullarının veli kokteylleri bir borsa seansına döner. Konuşulan tek para birimi predicted grade, yani öğretmenlerin verdiği tahmini nottur.
Yurt dışındaki üniversiteler resmi sonuçlardan önce bu not üzerinden şartlı kabul verir. Kırk beş tam puan üzerinden her puanın değeri, veli gözünde başka bir şehir, başka bir hayat demektir:
- 42-45: Yeryüzü tanrıları. Kokteylde bu çocukların anneleri kadehlerini mağrur bir edayla kaldırır.
- 38-41: Elit lig. Veliler rahat bir nefes alır.
- 30-34: Panik bölgesi. Rehberlik servisiyle hararetli konuşmalar başlar: “Hocam İngilizce HL notunu bir puan yukarı çekemez misiniz, şartlı kabul yanacak!”
Bu dünyada veliler arasında doğan gizli kibir de dillere destandır. Akşam yemeğinde “Bizim Mert bu sene ileri düzey matematik ve kimya aldı, standart seviye alanlar gibi rahat değiliz maalesef” demek, masaya lüks bir arabanın anahtarını fırlatmaktan daha büyük bir zaferdir.
YKS Çarkından Kaçış Bileti
Peki bu kadar eziyete değer mi? Pek çok aile için cevap “evet”tir.
IB diploması, öğrenciyi YKS piyangosundan kurtaran en prestijli tahliye koridorudur. Milyonlarca adayın tek bir hafta sonundaki çoktan seçmeli testlerde geleceğini aradığı bir sistemde, sınav sabahı midesi bulanan bir gencin emekleri heba olabilir.
IB öğrencisi ise iki yıla yayılmış ödevler, raporlar ve sınavlarla değerlendirilir. Mart ya da nisanda Londra’dan, Toronto’dan ya da Amsterdam’dan gelen kabul mektubu cebindedir. Akranları dershane bodrumlarında deneme netlerini hesaplarken o, bahçede mezuniyet balosunun provasını yapar.
Bu özgürlüğün faturası ise ağırdır: yurt dışındaki üniversite harçları ve büyük şehir kiraları, ailenin sonraki dört yılını şekillendirir.
Küresel Pasaportun Bedeli
Haziranda görkemli mezuniyet törenleri yapılır. Sahneye çıkan gençlerin boyunlarına renkli kordonlar asılır, anne-babalar salonda gurur gözyaşları döker.
O kordonların arkasında ise sessiz bir kaygı vardır. Orwell’ı ve Voltaire’i derinlemesine analiz edebilen çocuğun, Tanpınar’ı hiç okumamış olmasından korkar veliler. Türkçe akademik bir düşünce dili olmaktan çıkıp evde ve restoranda konuşulan bir dile dönüşür mü diye düşünürler.
Mezuniyet gecesi Selin, kordonunu çıkarıp annesine uzatır: — “Anne, Extended Essay’in konusunu hiç sormadın.” — “Neydi kızım?” — “Tanpınar’da zaman. Saatleri Ayarlama Enstitüsü.”
Annesi bir an durur, sonra kızına sarılır. Baba ise telefonundan sessizce kitabın sipariş butonuna basar.



