Her yıl eylülün ilk haftasında, önde gelen özel okulların mermer kaplı fuayelerinde aynı trajikomik oyun sahnelenir. Veliler kayıt ücretini ve yemek parasını henüz hazmetmeye çalışırken, idarenin kibar bir e-postayla hatırlattığı son kalemle yüzleşir: “2026-2027 Akademik Yılı Ders Materyalleri ve Dijital e-Öğrenme Lisans Paketi.”
Dışarıdan bakınca bu, birkaç roman, çalışma kitabı ve laboratuvar kılavuzunun teminidir. Oysa bankonun önünde uzayan kuyruk, elden ele dolaşan kredi kartları ve POS cihazlarından çıkan metrelerce slip, sektörün en yaratıcı yan gelir kalemine işaret eder. Kayıt ücreti bir kez tartışılır; kitap faturası ise her eylül, her çocuk için, her sınıfta yeniden tartışılır ve her seferinde aynı sonuçla biter.
Eylülün İlk Pazartesisi, Saat 09.15
Levent hattındaki köklü bir kolejin cam piramitli lobisinde ağır bir parfüm ile vanilyalı kurumsal koku birbirine karışıyor.
Veliler granit zeminde, kadife kordonların ardına kurulmuş portatif masaya doğru ilerler. Masada “Yetkili Dağıtım Konsorsiyumu” yazılı pleksi bir tabela durmaktadır. İki genç görevli barkod okuyucuları kutulara vurur; yanlarındaki iki temassız POS cihazı durmaksızın termal kâğıt kusar.
Kuyruğun başında Göktürk’te diş kliniği sahibi bir anne siyah kredi kartını uzatır. Görevli ekrana bakar: — “Begüm Hanım, 9. sınıf İngilizce-Almanca kombine setimiz, interaktif LMS portalı, dijital fen simülasyonları ve platform lisanslarıyla birlikte toplam 124.850 TL efendim. Vade farksız üç taksit yapabiliyoruz.”
Begüm Hanım’ın gözleri altı basamaklı sayıya kilitlenir: — “Bir dakika Selin Hanım… Bu kolide beş İngilizce roman, iki biyoloji kitabı ve üç ince fasikül yok mu? 125 bin lira ne demek? Geçen sene hazırlık setine 42 bin vermiştik!”
Görevli, günde yüz elli kez tekrarladığı savunmayı indirir: — “Haklısınız, ama bedelin büyük kısmı basılı kitaba değil, çocuğunuzun ödevlerini teslim edeceği yapay zekâ destekli öğrenme platformunun lisans anahtarına gidiyor. Kod olmadan öğretmenimiz ödev tanımlayamıyor maalesef.”
Kuyruktan homurdanmalar yükselir. Bir inşaat şirketinin finans direktörü olan baba saatine bakar: — “Bizim şirketin 200 kişilik ERP lisansı bu kadar tutmuyor be kardeşim! Alt tarafı üçgenin iç açılarını öğrenecek çocuk!”
Başka çare yoktur. Kart çekilir, şifre girilir ve velinin eline barkodlu, hafifçe yıpranmış bir mukavva koli tutuşturulur.
Kuşe Kâğıdın Ardındaki Paket Mantığı
Peki internet kitapçısında birkaç bin liraya bulunacak yabancı ders kitapları, kolej kapısından girince nasıl bu kadar büyür? Veli gruplarında her yıl tartışılan cevap üç adımdan oluşur:
- Kuruma özel baskı: Yayınevleri okul için “custom edition” paketler hazırlar. Kitabın arkasına iki sayfa okul logosu basılır ya da iki ünitenin yeri değiştirilir. Böylece kitap Kadıköy sahaflarında bulunamaz hale gelir.
- Paketleme: Basılı kitap, platform erişimi ve “etkinlik materyali” tek bir pakette satılır; parça parça almak mümkün değildir.
- Tek kanal: Kitaplar piyasada satılmaz. Veliye bir SMS gelir; ya tek bir web sitesine ya da lobiye geçici kurulan bankoya yönlendirilir.
Velilerin gözünde bu paket, eğitim ücretine konan tavanın uzanamadığı bir alandır. Bakanlık da yemek, kıyafet ve kırtasiye ödemelerini izlediğini, bu kalemlerin ilan edilip kayıt sözleşmesine yazılması gerektiğini duyurdu. Koli yine de her eylül aynı ağırlıkta gelir.
Gümüş Folyolu Şifre Zarfı
Faturanın en büyük meşruiyet kalkanı “dijital platform lisansı”dır. Kolinin içinden, kredi kartı büyüklüğünde, gümüş folyolu parlak bir zarf çıkar: “AI-Powered Personalized Learning Matrix”.
Süreç her yıl aynı senaryoyla işler:
- Eylülün ikinci haftası: Veli folyoyu bir lirayla heyecanla kazır. On altı haneli şifre girilir, hesap aktive edilir.
- Ekim ortası: Öğrenci şifresini unutur. Onay kodu babanın iş telefonuna gittiği için sisteme giremez.
- Kasım: Yabancı İngilizce öğretmeni, ekranda sürekli donan sistemden bıkar: “Well guys, forget the portal today, let’s continue with these photocopies!” Masalara A4 fotokopiler dağıtılır.
- Mart: Platform güncelleme sebebiyle üç hafta kapalı kalır. Kimse fark etmez.
- Haziran: Bilgi işlemin kayıtlarına bakılsa öğrencinin o platformda bütün yıl geçirdiği süre, bir teneffüsü ancak doldurur.
O zarf, eylülde velinin vicdanını rahatlatan pahalı bir dekordur. Haziranda çocuğun çantasının dibinden, folyosu kazınmış haliyle çıkar; anne onu atmaya kıyamaz, çünkü ödenen en pahalı kâğıt parçası odur.
“PDF Olan Var mı?”: WhatsApp Direnişi
Her sınıfın iki WhatsApp grubu vardır: Biri öğretmenin ve okul aile birliği temsilcisinin bulunduğu resmi “9-B Duyuru”; diğeri yalnızca velilerin olduğu “9-B Sansürsüz”.
Eylülün ilk günlerinde “Sansürsüz” grupta telefonlar susmaz: — “Arkadaşlar, üst dönem velisiyle konuştum. Geçen seneki biyoloji kitabıyla bu seneki tamamen aynıymış, sadece kapaktaki DNA sarmalını maviden yeşile çevirmişler! Kimse koliyi almasın!” — “Maslak’taki ozalitçiyi bağladım. On beş kişi olursak İngilizce setinin tamamını renkli spiralli basıyor. Şifre zarfını da almayız, ne yapacaklar, çocuğu dersten mi atacaklar?”
İkinci haftanın başında okuldan tüm velilere kırmızı puntolu bir bildirim düşer:
“Değerli Velilerimiz; telif hakları gereğince sınıflarda fotokopi kullanılması yasaktır. Dijital lisansı aktif edilmemiş öğrencilerimizin quiz notları sisteme girilemeyecektir.”
Direniş bir anda çöker. Hukukçu bir baba “Bu açıkça Tüketici Kanunu’na aykırı, yarın başvuruyorum!” diye yazsa da eşi araya girer: — “Kemal Allah aşkına! Çocuğu hocaların gözünde mimleteceksin. Bas parayı al şu kutuyu, rezil etme bizi!”
Ve direniş, her eylül olduğu gibi, sessiz bir mağlubiyetle biter.
Kolej Kitap Piyasasının Kuralları
Veli kulislerinde bu pazarın yazılı olmayan kuralları da dolaşır:
- Jelatin delindiği an hukuk biter. Güvenlik bandı açılan koli, içindeki kitap yanlış basılmış olsa bile geri alınmaz: “Lisans şifreniz sisteme düştü efendim.”
- Tükenmez kalem dayatması. Alıştırma kitapları mavi tükenmezle doldurulur. Kurşun kalemle yapılan ödev kabul edilmez; kitabın silinip bir alt sınıfa devredilmesi böylece imkânsız hale gelir.
- Fatura barkodu. Bazı velilerin anlattığına göre platform hesabı, kitabın fatura numarasıyla öğrenci kartına tanımlanır. Faturası olmayan öğrenci, dijital paryadır.
Kapanış: Kuşe Sayfadan Uçak
Ekim geldiğinde sular durulur. Kredi kartı taksitleri sessizce ödenmeye başlar. Sıraların üzerinde, her biri küçük bir servet değerindeki kalın ithal kitaplar dizilir.
Bir gün son ders zili çalıp sınıflar boşaldığında o sıraların arasında dolaşın. O pahalı biyoloji kitabının kenarına ne yazılmıştır? “Yapay zekâ destekli hücre bölünmesi analizi” mi? Hayır. Arka sıradaki on dört yaşındaki bir çocuk, kitabın en pahalı kuşe sayfasını yırtıp uçak yapmış, boş kenara tükenmezle bir öğretmen karikatürü çizmiştir.
Uçak sınıfın öbür ucuna kadar süzülür. Bütün yıl boyunca o kitaptan en çok verim alınan an, budur.



