Türkiye’de liselilik o kadar güçlü bir zihinsel prangadır ki; üniversiteye geçildiğinde dahi çözülmez. Ülkenin en yüksek puanlı iki kurumuna — Boğaziçi Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ne (ODTÜ) — adım atan 18 yaşındaki bir gencin ilk hafta yaşadığı en büyük şok, kampüsün lise mikro-cumhuriyetlerine bölünmüş olduğunu fark etmesidir.
Teoride herkes aynı zorlu YKS maratonunu aşmış ve aynı amfilere yerleşmiştir. Ancak pratikte; kampüsün çimleri, kantin masaları ve öğrenci kulüpleri asırlık lise rekabetlerinin devam ettiği birer tampon bölgeye dönüşmüştür.
Boğaziçi Güney Çimleri: Robert ve Amerikan Masaları
Boğaziçi Üniversitesi’nin tarihi Güney Kampüsü, Robert College mezunları için zaten bir “ev sahibi” zeminidir. Zira okulun tarihi binaları vaktiyle Robert College Yüksek Kısmı olarak kurulmuştur. Bu nedenle Robertliler, Güney çimlerine adım attıkları ilk günden itibaren o tanıdık Bebek sırtları aurasını sürdürürler.
Çimlerin orta aksındaki büyük ağaç altı genellikle Robert ve Üsküdar Amerikan mezunlarının gayriresmi mülkiyetindedir. Yanlarına Galatasaray Lisesi mezunları yaklaşır; ancak onların da kendi aralarında Fransızca esprilerle örülü bağımsız bir adacıkları vardır. Dışarıdan bir Anadolu lisesinden gelip o çimlere oturan öğrenci, bu kapalı devre elitizmin görünmez duvarlarına çarpar. İlk haftalarda duyulan “Sen hangi devredensin?” sorusu, Boğaziçi’nde fakülte sormaktan çok daha yaygındır.
ODTÜ Fizik Kantini: Ankara Fen ve İzmir Fen Hakimiyeti
Ankara’da ise oyunun kuralları tamamen farklıdır. ODTÜ’nün o rüzgarlı bozkır kampüsünde, özellikle Mühendislik ve Temel Bilimler fakültelerinde tartışmasız bir “Fen Lisesi Diktatörlüğü” hüküm sürer.
Fizik ve Matematik bölüm kantinlerindeki köşe masalar, yıllardır Ankara Fen Lisesi (AFL) ve İzmir Fen Lisesi (İFL) mezunlarının kontrolündedir. Birinci sınıf Calculus veya Linear Algebra derslerinde hocanın sorduğu en zor soruları amfide ilk dakikada tahtaya fırlatanlar bu kliklerdir. Onlar birbirlerini TÜBİTAK kamplarından ve lise yatakhanelerinden tanıdıkları için, üniversite amfisi onlara çocukluk oyun odasının bir uzantısı gibi gelir.
Kulüp Seçimleri ve Rektörlük Koridorlarındaki Lise Lobisi
Bu lise gettolaşması sadece sosyalleşmeyle sınırlı kalmaz; üniversitenin öğrenci kulüplerinin yönetim kurullarına da yansır. Boğaziçi İşletme ve Ekonomi Kulübü (İK) genellikle kolej ekolünün elindeyken; Sinema Kulübü (BÜSK) veya Edebiyat Kulübü’nde Galatasaray ve Kadıköy Anadolu mezunlarının ağırlığı hissedilir.
Hatta akademisyen kadrolarında dahi bu hiyerarşi fısıldanır. Bir asistanın hangi liseden mezun olduğu, tez danışmanıyla kuracağı dirsek temasının ilk gayriresmi şifresidir. Robertli bir hoca, karşısında Robert armalı bir öğrenci gördüğünde; Ankara Fenli bir profesör, öğrencisinin AFL mezunu olduğunu öğrendiğinde yüzünde beliren o tanıdık tebessüm, Türk akademi dünyasının en açık sırrıdır.
Sonuç: Mezuniyet Sonrası İş Dünyasına Transfer
Boğaziçi ve ODTÜ çimlerinde kurulan bu lise ittifakları, üniversite bittiğinde doğrudan Maslak plazalarına, Silikon Vadisi start-up’larına ve Londra fonlarına transfer olur. Üniversite amfisinde yan yana oturan liseli devreler, otuzlu yaşlarına geldiklerinde birbirlerine fon aktaran, şirket kurduran ve yönetim kurullarına atayan devasa bir network imparatorluğuna dönüşür.
Lise, Türkiye’de asla geride bırakılan bir anı değildir; ömür boyu taşınan ve üniversiteyi dahi gölgede bırakan mutlak bir aidiyet tapusudur.
Hazırlık Atlama Sınavında (Proficiency) Lise Ayrışması
Üniversiteye adım atılan ilk gün yapılan İngilizce Muafiyet Sınavı (Proficiency), lise kamplaşmasının ilk somut sahnesidir. Robert, Üsküdar Amerikan, Kadıköy Anadolu mezunları sınav salonundan bir saat erkenden çıkıp kampüs çimlerinde kahve içerken; Anadolu’nun klasik fen liselerinden gelenler gramer detaylarında ter döker.
Ancak asıl dersler başladığında denge hızla değişir. Matematik ve Fizik derslerinde bu kez fen liseliler amfide hakimiyet kurar. Boğaziçi ve ODTÜ’nün o efsanevi zenginliği, işte bu iki farklı lise kültürünün — yabancı dilde özgüvenli kolejli ile analitik deha sahibi fen liselinin — aynı projelerde mecburen bir araya gelmesiyle doğar.
Mezunlar Ofisi ve Şirket Yönetimlerindeki Gölgeler
Bu lise gettolaşması mezuniyet sonrası iş ilanlarına bile gayriresmi olarak yansır. Boğaziçi mezunu bir Robertli şirket ortağı stajyer ararken, CV havuzundaki lise hanesine dikkatle bakar. ODTÜ mezunu bir Ankara Fenli genel müdür, teknik ekibini kurarken aynı etüt disiplininden geçmiş genç mühendislere öncelik verir.
Üniversite amfisi bir kavşaktır; ama o kavşağa gelen arabaların motoru ve şasisi lise atölyesinde üretilmiştir. Boğaziçi ve ODTÜ çimleri, Türk modernleşmesinin lise kimlikleri üzerinden nasıl yeniden üretildiğinin en canlı açık hava tiyatrosudur.
Güney Kampüs Meydanı ve Albert Long Hall saat kulesi. Sonbahar güneşinde çimlerde buluşan öğrenciler ve Boğaz'ın serin esintisi.
#BogaziciUniversitesi #GuneyKampus #BogaziciCimleri
Paylaşım: Ekim 2026Kaynaklar ve İleri Okuma
- 🏛️ BÜMED: Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği
- 🏛️ ODTÜ Mezunları Derneği: Vişnelik Tesisi ve Mezunlar Konseyi
- 🟢 Ekşi Sözlük: Boğaziçi Üniversitesi Çimlerindeki Liseli Gruplaşması


