Türkiye’de bir okulun bağımsız kalabilmesi ve siyasi rüzgarlardan etkilenmeden nesiller boyu eğitim verebilmesi için en büyük güvencesi nedir? Cevap tartışmasız biçimde gayrimenkuldür. İstanbul’un asırlık okulları, geçmişte kendilerine vasiyet edilen veya bağışlanan mülkler sayesinde adeta dev birer gayrimenkul yatırım ortaklığı gibi çalışırlar.
Darüşşafaka Cemiyeti: Türkiye’nin En Büyük Bağış Mirasçısı
Gayrimenkul portföyü dendiğinde Türkiye’de ilk akla gelen kurum Darüşşafaka Cemiyeti’dir. Babası veya annesi hayatta olmayan çocuklara tam burslu yatılı eğitim veren cemiyet, 1863’ten bu yana binlerce hayırsever vatandaşın mal varlığını miras bırakmasıyla devasa bir mülk havuzuna sahip olmuştur.
Nişantaşı’ndaki tarihi apartmanlardan, Maslak’taki devasa kampüse, Levent’teki iş merkezlerinden Bodrum’daki villalara kadar uzanan bu portföy, Darüşşafaka’nın yılda binden fazla çocuğu beş kuruş almadan en lüks imkanlarla okutmasının ana finansman kaynağıdır.
Robert College ve Arnavutköy Tepeleri
Robert College’ın Arnavutköy sırtlarındaki 65 dönümlük arazisi, yalnızca manzarası ve konumuyla İstanbul Boğazı’nın en pahalı gayrimenkul parsellerinden biridir. Ancak okulun gücü sadece bu kampüsle sınırlı değildir; New York ve İstanbul merkezli mezun vakıflarının mülkiyetindeki bağış fonları ve gayrimenkul gelirleri, okulun yıllık bütçesini güvence altına alır.
Galatasaray Eğitim Vakfı ve İnan Kıraç Vizyonu
Galatasaray Lisesi’nin ihtiyaçlarını karşılamak ve Galatasaray Üniversitesi’ni kurmak amacıyla İnan Kıraç öncülüğünde kurulan Galatasaray Eğitim Vakfı (GEV), Beyoğlu, Ortaköy ve Bebek hattındaki gayrimenkullerin restorasyonunda ve yeni eğitim tesislerinin kazandırılmasında milyarlarca liralık bir sermaye gücünü yönetmektedir.


