Türk lise hayatının son sınıfında okuyan bir öğrenci için iki büyük sınav vardır: Biri üniversite sınavı, diğeri ise Yıllık Yazıları. Üniversite sınavı kariyeri belirler; ama yıllık yazısı o okulun koridorlarında önümüzdeki elli yıl boyunca nasıl hatırlanacağınızı mühürler.
Bu yüzden her okulun “Yıllık Komitesi”, sınıfların en zeki, en sivri dilli ve entrikaya en yatkın tiplerinden seçilir. Onlar okulun gizli istihbarat servisi, sansür heyeti ve yeraltı matbaasıdır.
Sayfa Başına Düşen Dedikodu ve İntikam Kotası
Yıllık hazırlıkları genellikle kasım ayında başlar. Her öğrenciye ayrılan bir veya iki sayfada, sınıf arkadaşlarının onun hakkında yazdığı esprili yazılar, lakaplar ve unutulmaz gaflar yer alır. Ancak bu yazılar sıradan birer hatıra notu değildir; dört yıllık lise hayatının hesaplaşma meydanıdır.
Kim kimden hoşlandı, hangi hoca sözlüde kimi ağlattı, kantinde hangi tost borcu ödenmedi… Bütün bu kirli çamaşırlar zekice ironilerle ve şifreli kelimelerle metne yedirilir. Komitenin görevi, yazıları toplarken hem sansasyonu yüksek tutmak hem de okul müdürünün yıllık basımını tamamen iptal etmesini engelleyecek o ince çizgide dans etmektir.
Matbaa Baskını ve Müdür Odasındaki Kriz Masası
Yıllık basıma gitmeden önce okul idaresine bir prova baskısı teslim edilir. İşte Türk eğitim tarihinin en eğlenceli krizleri bu prova günlerinde patlak verir.
Müdür yardımcısı ve kıdemli edebiyat hocalarından oluşan sansür komisyonu, ellerinde kırmızı kalemle sayfaları taramaya başlar. Fizik hocasının kekemeliğiyle dalga geçilen satırlar, kimya laboratuvarında yaşanan patlamanın itirafı ya da okul gezisindeki kaçamaklar kırmızıyla çizilir. Bazı yıllarda kriz o kadar büyür ki, müdür “Bu yıllık bu haliyle basılamaz, dağıtımı yasaklıyorum!” resti çeker.
Yeraltı Fotokopileri ve Jiletle Kesilen Sayfalar
Ancak liseli zekası sansüre asla teslim olmaz. Tarihi liselerin arşivlerinde, idarenin matbaada jiletle kestirdiği sayfaların öğrencilerin kendi aralarında fotokopiyle çoğaltıp dağıttığı efsanevi “Korsan Yıllık Ekleri” dolaşır.
Hatta Kadıköy Anadolu ve Galatasaray gibi okullarda, resmi yıllıkta sansürlenen tüm metinlerin yer aldığı alternatif mini broşürler mezuniyet balosu gecesi masaların altına gizlice bırakılır. Öğrenciler resmi yıllığı anne babalarına gösterir; ama elli yıl sonra sınıf arkadaşlarıyla buluştuklarında o korsan fotokopileri çıkarıp kahkahalarla okurlar.
Sonuç: Bir Kuşağın Masumiyet Tutanağı
Bugün dönüp yirmi yıl öncesinin sararmış yıllıklarına baktığınızda; o gün okul idaresini dehşete düşüren esprilerin aslında ne kadar saf, ne kadar masum ve çocuksu olduğunu anlarsınız.
Yıllıklar, gençliğin otoriteye karşı verdiği en zeki, en mizahi ve en tatlı direniş belgesidir. O sayfalarda yazılan lakaplar, bugün koca koca holdingleri yöneten, ameliyatlara giren ya da mahkemelerde karar veren insanların aslında bir zamanlar o arka sıralarda titreyen aynı yaramaz çocuklar olduğunu hatırlatır.
Fotoğraf Çekim Günleri ve İtibar Yarışı
Yıllık komitesinin en kritik operasyonlarından biri de mezuniyet fotoğraflarının çekildiği gündür. Bahçede kurulan seyyar stüdyonun önünde öğrenciler en karizmatik pozlarını vermek için yarışır. Cübbe ve kep kombinasyonları, rüzgarda uçuşan saçlar ve ‘nasıl görünmek istediğine’ dair verilen o büyük mücadele…
Fotoğrafın altına yazılacak o iki cümlelik aforizma için haftalarca düşünülür. Kimi Dostoyevski’den alıntı yapar, kimi okulun en meşhur haylazlığına şifreli bir selam çakar. Yıllık komitesi ise her kareyi ve her satırı titizlikle arşivler; çünkü o albümün önümüzdeki yarım asır boyunca evin başköşesinde duracağını çok iyi bilir.
Dijital Çağda Yıllık: Instagram Story’si Uçar, Yıllık Kalır
Bugün her şeyin Instagram’da veya TikTok’ta 24 saat içinde kaybolduğu dijital çağda dahi basılı yıllık geleneğinin ölmemesi manidardır. Liseliler hala yüzlerce sayfalık o ağır kuşe kağıtlı ciltleri ellerine almak, sayfalarını çevirmek ve sınıf arkadaşlarına arkasına el yazısıyla ‘asla unutma’ notu düşürmek istemektedir.
Çünkü yıllık, elle tutulabilen bir zamandır. Otuz yıl sonra saçlarınıza ak düştüğünde kütüphaneden o cildi çekip açtığınızda; o günkü korkularınızın, heyecanlarınızın ve ilk gençlik masumiyetinizin aynı tazelikle sayfalar arasında beklediğini görürsünüz.
Mezuniyet Balosunda Dağıtılan Zamansız Emanet
Balo gecesi müzik durup ışıklar söndüğünde, ellerdeki o ağır yıllıklar eve taşınır. Sayfalar açıldıkça gözyaşları kahkahalara karışır. O an anlarsınız ki; dört yıl boyunca girilen yüzlerce yazılı sınav, çekilen etüt cezaları ve disiplin korkuları uçup gitmiştir.
Geriye sadece o sayfalara dökülen samimi itiraflar, ranzalarda paylaşılan sırlar ve arka sıralarda kurulan ölümsüz dostluklar kalmıştır. Yıllık komitesinin aylarca uykusuz kalarak hazırladığı o kutsal kitap, gençliğin zamanın akışına karşı kazandığı en büyük zafer anıtıdır.


